Hangi Güvenlik?

Hangi Güvenlik?

“Terzi kendi söküğünü dikemez” atasözü ilkokul zamanından bu yana hepimizin bildiği esprili ama çok mana taşıyan bir atasözümüz.

Birkaç ay önce geç bir saatte ofisimden çıkarken, şirketimizin bulunduğu binadaki iki asansörün birinden gelen havalandırma fanı sesini duydum. Bilirsiniz bir motor gereğinden fazla çalışınca çıkardığı ses oldukça değişir. Asansöre bindiğimde manuel olarak fanı kapadım ve çok önemsemedim. Ama takip eden günlerde asansörün kullanımda değilken dahi fanın çalıştığını ve hatta ışıklarının sürekli yandığını fark ettim. Yani aslında asansörlerin kullanılmadığı zamanki geçmesi gereken bekleme modu çalışmıyordu. Üstelik binadaki 2 asansör de dahil. Durumu hemen bina yöneticileri ile paylaştığımda bunun güvensiz olduğunu ve 24 saat çalışan lamba ve fanın ne kadar gereksiz elektrik harcadığını aktardım. Binanın ortalama 3 yıllık olduğunu düşünürsek hesaplamayı sizlere bırakıyorum.
Her zaman dikkat çekmek istediğim konu güvenlik sistemlerinin sadece alarm ve kameradan ibaret olmadığıdır. Elbette bu iki sistem sektörümüzde çok önemli bir rol oynasa da, kontrol ve izleme otomasyonu bazı durumlarda alarm ve kameradan daha etkili olacaktır.

Konutlarımızı düşünelim. Vazgeçilmez yaşam alanlarımız. Müstakil veya ortak kullanım alanları olan ve büyük şehirde yaşıyorsak siteler içerisindeki evlerimiz. Dışarıdan konutumuza girene kadar uygulanacak güvenlik önlemleri, güvenliğin yanı sıra konforumuzu da sağlar. Aracımızla geldiğimizde otomatik açılan garaj kapısı. Park ettikten sonra bizi yönlendirecek akıllı aydınlatmalarımız, acil durumda yardım isteyebileceğimiz imdat butonları ve bizi konutumuza ulaşana kadar gözeten kamera sistemlerimiz. Bu süreçte kullandığımız otopark alanının hava sirkülasyonunu denetleyen otomasyon sistemi ve ortak alanlardaki yangın güvenliğini sağlayan detektörlerimizde unutmayalım. Eğer yaya olarak geldiysek apartman veya site girişimizde bizleri tanıyacak akıllı kart veya benzeri uygulamalar ile açılan kapılarımız ve yine konutumuza ulaşana kadar güvenliğimizi ve konforumuzu sağlayan aynı sistemler. Misafirimiz geldiğinde ise güvenlik personeli ile veya manuel olarak yöneteceğimiz misafir senaryosu.
Fark ettiğiniz gibi daha konutumuza girmeden önce altıdan fazla sistemden bahsettim. Her ne kadar lüks olarak görünse de, günümüz teknolojisinde basitçe uygulanacak bu sistemler güvenliğin yanı sıra konfor ve tasarrufu da birlikte sağlayacaktır.

Konutumuzun içerisine girdiğimizde ise, yaşam şeklimizi kısıtlamayacak ama hayatımızı daha kaliteli hale getirecek basit çözümler ile güvenliğimizi sağlayabileceğimiz gibi yine konfor ve tasarrufu ön plana çıkarabiliriz. Bebek kamerası, aydınlatma, iklimlendirme, elektrikli cihaz kontrolü, perde pencere kontrolü ve daha birçok sistemlerimizi otomasyon ile akıllı hale getirmemiz yeni binalarda olduğu gibi eski ve kullanımda olan yapılar için artık çok basit.

Bütün bunların yanında aslında konut güvenliğini de kapsayacak olan ve kullandığımız tüm cihazlar, yazılımlar, kişisel iletişim aygıtlarımız ve sosyal medyada da önemli olan “sanal güvenlik” önlemlerimizi de unutmamalıyız. Cebimizdeki kredi kartından başlayarak sosyal medyada kullandığımız şifrelerimiz de dahil tüm kişisel bilgilerimiz hiç bitmeyen bir şekilde üçüncü şahısların hedefi halinde. Çoğunluğu maddi olarak bizleri zarara uğratma niyetinde olsa da, kötülükten beslenen bu kişilere alacağımız önlemler de çok önemli. Buradan sizlere bu konuyu hatırlatmaktan başka bir paylaşımım olamaz. Ancak sizlere özellikle sanal yaptığınız her işlemde en az iki kez düşünmenizi ve kullandığınız şifrelerin güvenliğini denetlemenizi öneririm.
Asansörlerden bahsettiğimde bina yönetimindeki arkadaşlar “bizde asansör sayacının neden bu kadar fazla fatura çıkardığını anlamıyorduk” dediklerinde durumun ciddiyetini bir kez daha anladım. Ama onlar henüz farkında değiller sanırım daha bu sabah asansörler yine aynı şekilde çalışmaya devam ediyordu. Ama “biz Türk’ üz bize bir şey olmaz” değil mi…

Saygılarımla

a&s turkiye